İstanbul’un Kartal ilçesinde, 4 Temmuz 2026 tarihinde gerçekleşen trajik olayda metruk bir gecekonduda Gülay Polat isimli kadının cesedi bulunmuştu. Başlangıçta gizemi koruyan olay, detaylı soruşturma ve güvenlik kameralarından alınan görüntüler sayesinde aydınlatıldı. Gülay Polat’ın kolundaki altın bilezik ve künyenin olmaması, olayın tasarlanmış bir cinayet olabileceği ihtimalini güçlendirmişti.
Polis ekipleri, Gülay Polat’ın kayboluşuyla ilgili ilk bilgileri kadının oğlu ve yakın çevresinden aldı. Oğlu, annesinin gece evde olduğunu ve sabah işe gitmek için evden çıktığını, ancak o günün akşamında ulaşamadıklarını belirtti. Bu gelişmeler üzerine, olayın başkahramanlarını ve olası nedenleri araştırmak amacıyla geniş çaplı çalışmalar başlatıldı. Aynı zamanda, Gülay Polat’ın iş arkadaşlarıyla yaptığı görüşmeler ve ifadeleri de soruşturmanın seyrini değiştirdi.
Güvenlik kamerası kayıtları, olay sabahında Gülay Polat ve ikinci şüpheli Erkan K.’nın aynı bölgede buluştuklarını gösterdi. Görüntülerde, ikilinin yaklaşık 16 dakika içinde bir metruk binaya girdikleri ve kısa bir süre sonra Erkan K.’nın hızla binadan çıkıp uzaklaştığı fark edildi. Bu zaman diliminde yaşananlar ve mekân değiştirme hareketleri, polislerin dikkatini çekti. Ayrıca Erkan K.’nın, olaydan sonra kişisel kıyafetlerini değiştirip farklı bir otomobil kiralayarak Kocaeli’ne gittiği ve kısa süre içinde İstanbul’a geri döndüğü tespit edildi. Bu detaylar, suçun planlı ve kasıtlı olduğunu gösterirken, soruşturmanın kapsamını genişletti.
Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında, polis ekipleri ölü bulunmuş cesedi detaylı incelemeye aldı ve metruk binadaki aramalar sırasında Gülay Polat’ın cesedine ulaşıldı. Yapılan otopsi raporları, kadının boğazının kabloyla sıkışarak öldürüldüğünü ve bedensel zararlarının boyun kırıklarına kadar uzandığını ortaya koydu. Ayrıca, kadının kolundaki bilezik ve künyenin zorla çıkarıldığı bilgisi de güvenlik güçleri tarafından doğrulandı. Bu bulgular, olayın sadece bir cinayet değil, aynı zamanda gasp ve hırsızlık amacıyla planlanmış bir suç olduğunu gösterdi.
Şüpheli olarak gözaltına alınan Erkan K., ilk başta suçlamaları reddetti. Ancak, polislerin titiz çalışmaları ve elde edilen deliller karşısında, cinayetin tam detaylarını itiraf etti. Erkan K., Gülay Polat ile işe giderken meydana gelen tartışma sonucu öfkesine hakim olamayarak onu boğduğunu ve ardından cesedi gizleyip alıp kaçtığını sözlerine ekledi. Altın bilezik ve künyeyi ise iki ayrı kuyumcuda 35 gram altın ve 22 bin liraya sattığını açıkladı. Ayrıca, olay sonrası Kocaeli’ne gidip borcunu ödemek için altın aldığı ve paranın geri kalanını harcadığını da itiraf etti. Bu gelişmeler, olayın planlı ve suçun detaylarının aydınlatılmasını sağladı. Son olarak, Gülay Polat’ın cep telefonunun, olay sonrası çöp konteynırına atıldığını tespit eden polisler, delilleri toplamaya devam ederek, adlî işlemleri tamamladı. Mahkemeye çıkarılan şüpheli, tutuklanarak cezaevine gönderildi ve olayın tüm detayları ortaya çıktı.
